Psikoloğumdan

Bir Ders Değil, Günlük Yaşamın Bir Parçası

Bir akşamüstü hayal edin…

Çocuğunuz okuldan eve geliyor. Oyuncaklarını toplarken İngilizce bir şarkı mırıldanıyor, oyun kurarken duyduğu İngilizce ifadeleri kendiliğinden kullanıyor. Belki size gününün nasıl geçtiğini anlatırken araya İngilizce bir cümle ekliyor.

Üstelik bunları ezberlediği için değil; gün boyunca İngilizceyi duyduğu, kullandığı ve yaşadığı için yapıyor.

Tam gün İngilizce anaokulu eğitiminin en önemli farkı tam da burada başlıyor.

İngilizceyi öğrenmek değil, İngilizceyle yaşamak

Erken çocukluk dönemi, çocukların yeni seslere ve farklı dil yapılarına son derece açık olduğu özel bir dönemdir. Bu yıllarda yabancı dil öğreniminin doğal, eğlenceli ve günlük yaşamın içine yerleştirilmiş olması büyük önem taşır.

Çünkü çocuklar dili yalnızca kelimeleri tekrar ederek değil; oynayarak, merak ederek, deneyerek, dinleyerek ve iletişim kurarak öğrenirler.

Park Tarabya’da İngilizce belirli saatlerde başlayan ve biten bir “ders” değildir.

Çocuklarımız oyun oynarken, bahçede keşfe çıkarken, sanat çalışmaları yaparken, hikâye dinlerken, şarkı söylerken, yemek yerken ve günlük rutinlerini gerçekleştirirken İngilizceyle doğal olarak karşılaşırlar.

Böylece İngilizce, öğrenilmesi gereken bir konu olmaktan çıkar ve kendilerini ifade edebildikleri doğal bir iletişim aracına dönüşür.

Küçük yaşta atılan büyük bir adım

Erken yaşta ikinci bir dille tanışmak yalnızca gelecekte daha rahat İngilizce konuşabilmenin temelini oluşturmaz.

Farklı sesleri ayırt etme, dinleme, dikkatini sürdürme, hafızayı kullanma, farklı düşünme biçimlerine uyum sağlama ve iletişim kurma gibi pek çok becerinin gelişimini de destekleyebilir.

Çocuk zamanla “İngilizce konuşmalıyım” diye düşünmek yerine, ihtiyacı olduğunda İngilizceyi doğal olarak kullanmaya başlar.

Bizim için asıl değerli olan da budur.

Haftada birkaç saat değil, günün içinde yüzlerce küçük karşılaşma…

Yabancı dil kursları ve özel dersler elbette çocukların dil gelişimini destekleyebilir. Ancak erken çocukluk döneminde dili günün doğal akışı içerisinde deneyimlemek çok farklı bir öğrenme fırsatı sunar.

Bir öğretmenin söylediği “Good morning”, oyun sırasında duyulan “It’s your turn”, arkadaşına söylenen “Thank you”, birlikte söylenen bir şarkı, okunan bir hikâye…

Tek başına küçük görünen bu anlar, gün boyunca tekrarlandığında çocuk için güçlü bir dil deneyimine dönüşür.

Çünkü çocuklar için öğrenmenin en kalıcı yollarından biri yaşayarak öğrenmektir.

İngilizceyle birlikte dünyaları da büyür

İkinci bir dil öğrenmek, yalnızca başka kelimeler öğrenmek değildir.

Çocuk aynı zamanda farklı kültürlerin, farklı insanların ve farklı yaşam biçimlerinin varlığını keşfetmeye başlar. Dünyanın kendi çevresinden çok daha büyük ve renkli olduğunu fark eder.

Bugünün çocukları giderek daha bağlantılı bir dünyada büyüyor. Gelecekte uluslararası eğitim programları, farklı ülkelerde eğitim ve yaşam deneyimleri ya da dünyanın farklı yerlerinden insanlarla iletişim kurmak hayatlarının doğal bir parçası olabilir.

Erken yaşta kazanılan güçlü bir dil temeli ise bütün bu olasılıklara açılan güzel bir kapıdır.

Park Tarabya’da İngilizce hayatın içinde

Park Tarabya’da İngilizceyi çocukların önüne öğrenmeleri gereken bir ders olarak koymuyoruz.

Onu hayatlarının içine yerleştiriyoruz.

Çocuklarımız öğretmenleriyle konuşurken, arkadaşlarıyla oynarken, kitapları keşfederken, şarkılar söylerken, sanat yaparken ve doğayı gözlemlerken İngilizceyi duyar, anlamlandırır ve kullanırlar.

Böylece zaman içerisinde yabancı bir dil, “yabancı” olmaktan çıkar.

Çocuğun dünyasının doğal bir parçası haline gelir.

Anaokulu seçerken yalnızca bugünü değil, yarını da düşünün

Sarıyer, Tarabya, Yeniköy, Emirgan, İstinye, Maslak veya Zekeriyaköy çevresinde çocuğunuz için bir anaokulu arıyorsanız; okulun fiziksel imkânlarının ve eğitim programının yanında, çocuğunuza nasıl bir öğrenme deneyimi sunduğunu da değerlendirin.

Bir çocuk gözlerini açtığı anda öğrenmeye başlar. Yağmuru dinler, toprağa dokunur, “Neden?” diye sorar, cevapları kadar yeni soruların da peşinden gider. Biz, çocukların bu doğal merakını hiç kaybetmemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden Park Tarabya’da eğitim anlayışımızın temelini HighScope eğitim yaklaşımı oluşturuyor.Bugün birçok aile okul araştırırken Montessori anaokulu ya da HighScope anaokulu gibi farklı eğitim modellerini kullanan anaokullarını inceliyor. Oysa önemli olan yalnızca bir yöntemin adını bilmek değil; o yaklaşımın çocuğa nasıl bir öğrenme deneyimi sunduğunu anlamak.HighScope eğitim yaklaşımı, çocukların ezberlemesini değil, yaşayarak keşfetmesini hedefler. Bir kule inşa ederken dengeyi öğrenir, bahçede bir salyangozu incelerken bilime ilgi duyar, arkadaşlarıyla oyun oynarken paylaşmayı, işbirliğini ve problem çözmeyi deneyimler. Çünkü gerçek öğrenme, yaşayarak gerçekleşir.Park Tarabya’da her gün, çocukların merakını besleyen yeni keşiflerle başlar. Öğretmenler sadece cevapları veren kişiler değil, çocukların doğru soruları sormasına rehberlik eden yol arkadaşlarıdır. Böylece çocuklar bilgi edinirken düşünmeyi, üretmeyi ve kendine güvenmeyi de öğrenir.Bir Montessori anaokulu ile HighScope anaokulu arasında seçim yapmaya çalışan ailelerin ortak hedefi aynıdır: Çocuklarının mutlu, özgüvenli ve hayata hazır bireyler olarak yetişmesi. Biz de bu hedef doğrultusunda HighScope eğitim yaklaşımını, tam gün İngilizce eğitim, doğa temelli öğrenme ve yaratıcılığı destekleyen etkinliklerle bir araya getiriyoruz. Çünkü her çocuğun potansiyelinin, kendini güvende hissettiği bir ortamda ortaya çıktığına inanıyoruz.Elbette okul seçerken kreş fiyatları da aileler için önemli bir değerlendirme kriteridir. Bununla birlikte okul öncesi eğitim, çocuğun yaşam boyu taşıyacağı becerilerin temellerinin atıldığı çok özel bir dönemdir. Bu nedenle eğitim yaklaşımı, öğretmenlerin niteliği ve çocuğa sunulan öğrenme ortamı en az maliyet kadar dikkatle değerlendirilmelidir.Eğer Sarıyer anaokulu arayışındaysanız ya da Tarabya anaokulu, Yeniköy, Emirgan, İstinye, Maslak veya Zekeriyaköy çevresinde çocuğunuz için güvenilir bir okul arıyorsanız, Park Tarabya’da her çocuğun kendi hızında öğrenebileceği, keşfetmenin ve üretmenin değer gördüğü bir eğitim ortamı sunuyoruz. Çünkü bizce iyi bir okul, çocuklara sadece bilgi kazandıran değil; merak etmeyi seven, araştıran, düşünen ve hayata güvenle bakan bireyler yetiştiren okuldur. HighScope eğitim yaklaşımı da bu yolculuğun en güçlü rehberlerinden biridir.